sanat anlatıcısı

SERİN BİR AKŞAM GÜNCESİ

S

Sürekli bir yerlere giden insanlar etrafında geçiyor yaşam sanki. Herkesin gideceği bir yer varmış gibi. Fakat o yere varılınca ne oluyor? Merakımı bu cezbediyor, bence asıl orası önemli. Kimileri kapalı ortamlarına birikmiş bakıyorum, kimileri ise ellerindeki ekrana odaklanmış kalabalıklarla akıyor nehir gibi. Bense hala olduğum yerdeyim. Oldukça sıradan ve sabitim.

Zafer Berke’nin bir öyküsünde geçen “insan yalnız kalınca eski dostluklara sığınıyor” sözü hep incitmiştir beni. Eskimesini istemiyorum dostluklarımın. En içten bu dileğe rağmen yine de eskiyor herkes ve her şey. Ortaçgil’in dediği gibi “duygular değişir, dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına”. Ne zaman ne yöne gideceğimi kestiremesem bu tür düşüncelere beleniyor her yerim.

“Yalnızlık” hep aradığım ya da kolladığım bir şey olsa da “yalnız ölmek“ Fikri hep korkutmuştu beni. Bu fikir, geçmişten miras kalan en temel korkudur belki insan olmak adına. Bu yüzden toplum içine sığınmak, dinlemek bildikleri ya da tanımadıkları. Bütün o kopuşlara rağmen insanlı organizasyonlardan, çökmeye yüz tutmuş kurumlardan kopamamak, hep bundan.

“İnsan Sesine övgü” diyor ya Eduardo Galeano. Sesin yokluğunu istemenin ayıbını insanın yüzüne vururcasına. Bu sözün manası da konuşacak kimse kalmayınca anlaşılıyor, en çok da o anlarda hatırlanıyor belki. Küçücük bir kız çocuğunun evdeki sesinin varlığını bilir çoğu. Evde yarattığı o gizemli mutluluğu, insanın içine sızan o bilinçsiz huzuru. Bundandır belki, o evin sessizliği ya da o sesin yokluğu acı gelir her defasında. İşte tam da o anda, o yoksunlukta, istenen o inziva korkunç bir yalnızlığa dönüşüverir, korkunç bir kimsesizliğe.

Şimdi bir kafede oturmuşum, onca gürültü arasında kulaklık kulağımda müzik dinleyip kahveyle sigara içiyorum. Çağın ruhu susmayı gerektirdiği için mi bilemiyorum, her şeyden ve herkesten soyutlanmış “serin bir akşam güncesi” kaleme alıyorum. Zaman olağanca hızıyla etrafımda süzülüyor yine. Giderek soğuyor hava. Işık azalıyor yavaştan. Yine akşam oluyor. Oturduğum bu mekan, bu masa artık üşütüyor. Bunca hız düşkünlüğü arasında yavaştan nihai cümleyi geçiriyorum aklımdan.

Gitme vakti geldi artık diyorum.

Mayıs 2019
Gaziantep Üniversitesi Civarı

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın

sanat anlatıcısı
Etkinlikleri Filtrele

pazartesi

20

çar 1

per 2

cum 3

cmt 4

paz 5

pzt 6

sal 7

çar 8

per 9

cum 10

cmt 11

paz 12

pzt 13

sal 14

çar 15

per 16

cum 17

cmt 18

paz 19

pzt 20

sal 21

çar 22

per 23

cum 24

cmt 25

paz 26

pzt 27

sal 28

çar 29

per 30

cum 31

2019per02May(May 2)10:00 ööcmt22Haz(Haz 22)5:00 ösNâzım’a Yolculuk10:00 öö (2) - (Haziran 22) 5:00 ös Kibele Sanat Galerisi, İş Kuleleri 34330 Levent / İSTANBUL Düzenleyici: Kibele Sanat Galerisi Etkinlik Türü:Fotoğraf Sergisi

2019per09MayTüm günpzt03HazTimurtaş Onanİstanbul Her Şeye Rağmen(Tüm gün) Galeri Ark İstanbul, Kadıköy / İstanbul Düzenleyici: Galeri Ark Etkinlik Türü:Fotoğraf Sergisi

2019cum10MayTüm güncmt24AğuAnne, AnnelerLâm Duc Hiên(Tüm gün) Fransız Kültür Merkezi İstanbul, FKM, Beyoğlu/İstanbul Düzenleyici: Fransız Kültür Merkezi Etkinlik Türü:Fotoğraf Sergisi

2019pzt13May(May 13)11:00 ööcum24(May 24)5:00 ööMatematiğin GözündenIMAGINARY11:00 öö (13) - 5:00 öö (24) GAÜN Fen Edebiyat Fakültesi, GAÜN Fen Edebiyat Fakültesi Düzenleyici: Gaziantep Üniversitesi

2019sal14MayTüm güncum28HazEKAV-ARTİST New Generation 5Yirmi Yedi Yeni Nesil Sanatçı(Tüm gün) Ekavart Gallery, Ekavart, Gümüşsuyu / İstanbul Düzenleyici: Ekavart Gallery Etkinlik Türü:Karma Sergi

2019çar15MayTüm güncum14HazDerya Yılmaz ÖzşenNesneye Dair İzler(Tüm gün) Galeri Selvin 2, Beşiktaş/İstanbul Düzenleyici: Galeri Selvin 2 Etkinlik Türü:Heykel Sergisi

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 96 aboneye katılın

ÖNE ÇIKAN ANLATILAR

YILLIK

ANLATI TÜRLERİ

Etiketler

X