sanat anlatıcısı

BİR VE ÜÇ SANDALYE

B
“Cumartesi”

Sandalyenin gıcırtısı geliyordu kulağıma geriye yaslanırken. Oturuyordum. Kalçamda kocaman bir ahşap eklentiyle beraber betona çakılmış kafa patlatıyordum tek eşyası bir sandalye olan bir evde.

Karşımdaki pencereden gözlerime vuran ışık beni rahatsız ediyordu. Fakat perdem yoktu beni karanlığa gömecek. Biran bir mezarda olmak istedim. Toprak altına girebilirdim o an. Sonra alıştım ışığa. Vazgeçtim mezardan. Tenimdeki aydınlık pek fena durmuyordu. Sandalyemde öyle.

Dışarı çıkmalıydım. Kararsızdım çıkmakta. İnsanlar vardı. Lanet yaratıklar. Hamam böcekleri gibi her yanı dalamışlar. Bir tanesiyle başa çıkabilirim. Ama toplum denen iğrenç birikim beni çileden çıkarıyor işte. Ya trafiğe ne demeli ya evimin cadde üzerinde olmasına. Ama bir iki duble içmeliydim.

Bardaki insanlar böcekten öte bir tavır içerisindedirler. Algıları zayıfladığı içindir belki de. Zor bela geçtiğim sokak ve caddelerden sonra bu varlıklar rahatsız etmezdi kafamı. Kafam zaten burada olmayacaktı birazdan.

Meteliğimin ederi kadardı kanımdaki alkol. Barmen bir şeyler zırvalıyordu. Fakat benim oralı olmadığım kesindi. Eve nasıl gideceğimi düşünüyordum. İğrenç bakışlar üzerime üşüşecekti yine, -garip bir toplumda normal olmak çok garip- duvar kenarları ve ara sokakları kullanacaktım. Evet, planım buydu.

Bardan çıktım. Çıkarken sendeledim biraz. Kapıya çarptım bir yerimi. Neremi bilmiyorum ama acısını sonradan çekeceğim kadar sert vurduğumu anlamıştım o an. bu durum fazla yer edinmedi beynimde. Devam ettim yoluma. Kaldırım taşları sıra sıra geçmeye başladı önümden. Kafam yerde gidiyordum. Öyle yapıyordum çünkü iki göz görmektense iki ayakkabı görmek şarabı kadına değişmekti benim için. Ve de yapıyordum bunu.

Yol sandığım kadar uzun değildi. Ve yolda o kadar ayakkabı da görmedim. Şansım yaver gitti bu sefer. Merdivenlerden koridora, oradan da odama giden bir istikamet izledim. Evimdeydim. Sandalyem bıraktığım kadar uysaldı.

Sandalyenin gıcırtısı geliyordu kulağıma geriye yaslanırken. Oturuyordum. Kalçamda kocaman bir ahşap eklentiyle beraber sarhoştum.

 

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın

sanat anlatıcısı

ÖNE ÇIKAN ANLATILAR

YILLIK

ANLATI TÜRLERİ

Etiketler

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 100 aboneye katılın