sanat anlatıcısı

EtiketJohn Berger

DESEN ve DÜŞÜNME

Sanatın insanın gelişimiyle eşzamanlı geliştiği düşünüldüğünde, kuşkusuz sanatın da bir düşünme biçimi olduğu açıktır. İnsan, kendi gölgesini keşfettiği anda kendi varlığını şaşkınlıkla sorgulamıştır belki. Fakat dünya üzerinde yürümeye başlayan insan, ardında bıraktığı ayak izlerini keşfettiğinde geçmişi de keşfetmiş oldu. “iz bırakmak” şimdiki andan geçmişe bir tür yolculuk haline gelince...

FOTOĞRAFIN KISA TARİHİ ÜZERİNE

John Berger, babasının tabutu karşısında cansız bedenin portrelerini çizdiğinde “Ancak gerçek bir ölünün resmini yapmak daha da büyük bir aciliyet duygusu içerir.” der. Çünkü cansız bir bedeni resmetmek içerikle bütünleşik biçimi yakalamak haricinde tüm zamanların biricik bir anını yakalamanın derdine düşmektir. Kuşkusuz resim yapmak bir süreçtir ve yapılan resim bir yerde o sürecin resmidir...

DUYGULANIMLAR ÜZERİNE

Şunu gerçekten de merak ediyorum ne zaman kör olduk biz. Nicedir etrafımıza boş boş bakar ya da baktığımızı ve bunun yanında da gördüğümüzü iddia eder olduk. Uzun yıllardır aklımı yorduğum bir konudur görmek ve körlük. Bu tam olarak bilişsel bir durum. Herkesin görmeyi bildiğini iddia ettiği halde içinde kaybolduğu bir süt denizi[1] hatta. Aristocu bir bakışla düşünecek olursam bir duyumun...

sanat anlatıcısı

ÖNE ÇIKAN ANLATILAR

YILLIK

ANLATI TÜRLERİ

Etiketler

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 100 aboneye katılın