sanat anlatıcısı

EtiketAnlatı

Gaziantep Güncesi

Hava güneşli. Sabahları beş liraya kahvaltı veren bir yerde oturuyorum şimdi düşündüm de eskiden milyon dediğimiz para miktarı lira olunca bir zihinsel eksen kayması yaşadık ülkece. Sanki Bir anda paranın değeri artmış gibi bir anlam yaratılmaya çalışıldı. Halbuki etkisiz elamanlardan sıfırdı kapı dışarı edilen.

Yol Üzerine

Bugünlerde yollara pek çok ad verilir olmuş. İstanbul’da yeni bir yol adı öğrendim geçen yıl. Bu yolun adı ise; "Yan yol". Bilindik yolların yanına ayrılmış ayrı bir yol. Sanırım kazaları önlemek amacıyla yapılmış. Dolmuştur, otobüsler indir-bindir yapıyorlar, arabalar orada rahatça durabiliyor. Diğer yol adlarına örnek vermek gerekirse; e beş, tem, tüp geçit vs. bunun gibi daha birçok yol adı...

Duygulanımlar Üzerine

Şunu gerçekten de merak ediyorum ne zaman kör olduk biz. Nicedir etrafımıza boş boş bakar ya da baktığımızı ve bunun yanında da gördüğümüzü iddia eder olduk. Uzun yıllardır aklımı yorduğum bir konudur görmek ve körlük. Bu tam olarak bilişsel bir durum. Herkesin görmeyi bildiğini iddia ettiği halde içinde kaybolduğu bir süt denizi[1] hatta. Aristocu bir bakışla düşünecek olursam bir duyumun...

Sonsuz bir Nisan Akşamı

Son zamanlarda pek sık bilmediğim kelimeler duyuyorum ya da fark ediyorum bugünlerde yepyeni ya da eski kelimeleri: Nifak, nevrotik, retorik gibi şeyler. Her seferinde şaşıyor dağarcığımdaki yerine usulca ekliyorum. Tıpkı kör, dilsiz ve her yanı felçli bir şair gibi. Yaşarken öğrenmek böylece ebediymiş gibi geliyor, ölümü ömrüme yayıyorum. Sonsuz çığlıklarla kendimi kemirerek yutuyorum, ağır ve...

Gerçek Karanlığı Yaşayanlar

Gözleri dünyaya bakarmış, bedenleri karanlıkta kalırmış. Canları yanarmış. Kayıpmış canları. Yatakları ıslakmış. Geceleri uyunmazmış. Binalar ısınmazmış. Binalarda insanlar yaşamazmış. Azmış, açmış her şey...

Bir ve Üç Sandalye

Gündüzü bu kadar erken beklemiyordum. Gece çoktan terk etmişti odamı. Boşluğa süzülmüş güneş ışığında uçuşan tozlar her an burnuma doluşacakmış gibi hissettim. İçim daraldı. Akşamdan kalmaydım. İhtiyacım sadece uzun uzun kalınan dışkılama molası olabilirdi. Ve bunu yapmak için biran bile gecikemezdim. Tuvalete koştum.

Bir ve Üç Sandalye

Sandalyenin gıcırtısı geliyordu kulağıma geriye yaslanırken. Oturuyordum. Kalçamda kocaman bir ahşap eklentiyle beraber betona çakılmış kafa patlatıyordum tek eşyası bir sandalye olan bir evde. Karşımdaki pencereden gözlerime vuran ışık beni rahatsız ediyordu. Fakat perdem yoktu beni karanlığa gömecek. Biran bir mezarda olmak istedim. Toprak altına girebilirdim o an. Sonra alıştım ışığa...

sanat anlatıcısı

ÖNE ÇIKAN ANLATILAR

Tag Cloud

ANLATI TÜRÜ

YILLIK

İbrahim Yıldız

1984 yılında Gaziantep’te doğdu. 2002’de ilköğretim ve orta öğretimi bu ilde tamamladı. 2008 yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim Öğretmenliği Resim Ana Sanat Programında, lisans öğrenimini, 2013 yılında ise aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans öğrenimini tamamladı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı Sanatta Yeterlik Programında öğrenimine devam etmektedir.